12/1/2007

Çocuk vs. Kız

h1

Çocuk: Ukalasın , yuz metreden seni goren herkes kendini beğenmiş olduğunu söyleyebilir...adından önce burcunu, yaşını ve işini sorarsın....kıyafetinde hep bir eksik vardır, bir turlu uyumu yakalayamassın...dört dil bilirsin ama ses tonun o kadar iticidir ki keşke dilsiz olsa dedirtirsin...Gerçek yüzün asla  sözlerinde olmaz, hareketlerin  ise bıkkınlığının en guzel kanıtıdır...nedense borclarını hatırlamazsın...söylediğin yalanları asla unutmadığından kolay kolay yakalanmazsın...sinirlenince konusmak yerine  başka bir konudan tartışma cıkarır gunu mahvedersin...yabancı  hayranlığın kendini ve cevreni kucuk dusurucu boyutlardadır...marka özentisi halin, üzerinde kaliteden uzak sonradan gorme bir hava oluşturur...durmadan istersin ama asla vermezsin...sana dengesizsin demek için beş dakika tanımak yeterlidir...sadece meraktan  biriyle yatarsın...sabah dunyanın en commited aşığı olarak kalkar akşam ozgur kız olarak yatarsın...ve en kotusu erkekleri balık kendini kova zannedersin.

 

sana diyorum...cevap vermicek misin?

 

Kız: seni seviyorum..su an burda beni duzmeni istiyorum

Çocuk: peki

10/1/2007

Neverland den Piyasaland e yolculuğun kısa hikayesi

h1

Seksenlerin sonlarına kadar Akmerkez'in olduğu arazinin yerinde koca bir çayır ve bolca neşe vardı ...şehre gelen en buyuk  sirk buraya yerleşir, semtin neşesine katkıda bulunurdu...zaten sirksiz zamanlarında, biz Etiler in  Televole nedir bilmeyen bebeleri, babamıza yalvarır pazarları uçurtma ucurmaya kaçardık, ama anneler tam  evden çıkarken etiler in en guzel kokularının çıktığı  Altuğ Eczanesinin yanındaki fırından ekmek isterdi ki o ekmeğin yarısı yolda biterdi :)...

Adını; Can Yücel'in babası eski eğitim bakanımız Sayın Hasan Ali Yücel den alan ilkokulum ( şu anki Friday ın arkasokağı) ise Etiler'deki sessizliği bozmak için mücadele eden yüzlerce cocuğun bağrışmalaııyla doluydu, en fırlamalarından biri de bendim :)...sınıf başı 60-65 öğrencisine rağmen idealist ögretmenleri sayesinde eğitim başarısı ; acaba cocuğumu yeni çıkan özel okullardan birine mi yollayım diyen ailelerimize cevap verir gibiydi...Etiler; küçük tadların,huzurun ve benzer zevklerin paylaşıldığı bir kesimin gizli mabediydi o zamanlar...mesela Eti taksi şikayet ederdi iş yok diye cunku kimse şehirden taaa Etiler'e gelmezdi misafirliğe, zaten kapandılar sonra, Doğan Taksi dayandı bir tek, şu an onların tepesine de Dunya Göz cok sıfırlı bir yatırım yapıyor, neyse...peki bu neverland nasıl oldu da o kadar yer dururken piyasaland oldu merak eden var mı? Taksicilerin Etiler'e gelenlerden en sık duyduğu iki destinasyon, Alkent ve Akmerkez bunun cevabıdır.

 

Alarko'nun bir gün  sütçüleri otlaktan çıkarıp ananemin evinin tam yanna koca bir site inşa etmesiyle ilk adım atıldı....bolca saygın musevi , azca köyunu satmış eski ağa ve zamanının en iyi profesyonellerinin ikamet ettikleri, çizgisini yirmi yıldır kaybetmeyen Etiler Alkent Sitesi .

Ve ikinci adım da ; Bebek, Levent ve Ulus un desteklediği, Akent in gelişiyle de ciddi bir satın alma gucune kavuşan Etiler'e Avrupa'nın en ihtişamlı alışveriş merkezi Akmerkezin inşa edilmesiydi ve bu iki adımdan sonra gerisini kapitalizme globalleşmeye bıraktılar, bizde hayır demedik, kimse de para sizide bozar uymayın bunlara demedi, çok çalıştık çok kazandık çok harcadık ve bu günlere geldik...fakat  Artoları, Amerikalıları ve herşeyin son modelini takip eden bir kesimi de yanımızda bulunca kafamıza dank etti...  

 

Tabi Ben, Aşıklar tepesini (Maya residence ın yanı), muhteşem sirki , urfa gıda pazarı adlı az hijyenik marketimi , sokak arasındaki villalarını  uluslararası şirketlere satıp başka diyarlara giden dostlarımı, Pinokyo bisikletimi Armutlu nun cocuklarına kaptırdığım sokağı [ sonra BMX aldım, onlada Boğaziçi  Universitesinin yokuşunda kaydırma yarışması yaparken heyecandan ön freni sıkıp iki takla attım , bisikletle beraber pert olduk :(   ] , amiga 500 oyunları satan bilgisayarcı ikiz kızkardeşleri, apartman apartman gezerek arkadaşlarımızı alıp Venus'e dondurma almaya gitmelerimizi  unutmadım ve aklıma geldikçe  gülümsüyorum : ) ... İnanmıyacaksınız ama bir zamanlar Etiler den Bebek e giderken piyasa yapmazdınız, keşke yine öyle olsa ama o kadar çok sonradan görme dolduki buralara, biraz umutsuzum...

 

rio

9/1/2007

derinlik sarhoşluğu

h1

 

 

3 dakika önceye kadar yelkenlide adam, kadın  ve ...

Deniz, macera, aşk, tavla, hırs, kavga, ,sevgi, beyaz yalan, stres, yelkenler ,sorumluluk, heyecan,ilk seks, sigara, siesta, ,tartışma, kıskançlık, yine seks, kısa bi şiir,çapari,  rakı, sessiz film, buhulama balık,rüzgar, son seks, gece, buyük dalgalar ve çapa.

O an....Adamın Ela gözleri yuvalarından fırlamak üzere, ani bi soğuk çarpıyor vücuduna...

Derinlik  6 metre oldu bile ve hızla artıyor; adamın elinde Luke Skywalker in isin kilicinı andıran deniz feneri ...suyun karanliginı delen tek sey onun sactigi gucsuz isik,

12 metre; karanligi aydinlatan fener artik  yanip sonuyo, sanki bir bardak daha votka icse bayilip kalacak birinin kendine dur demesi gibi artik evine don diyor sahibine.. ama bu sefer farklı ölümüne sarhoş olacak bu defa...

20 metre; Fener, nefesinden önce söndü...Merhaba zifiri karanlik...korku? Hayir... gulumseme? Evet... üç dört saniye önce teknenin kaybolan siluetini gördügunde, yuzeyde ona ait son parçayada veda eden delikanli korku denen kavrami yenmenin hazziyla karanliga ciğerlerindeki son nefesle haykırarak guler, kahkahalari dalgalarla birlikte Midilli nin poyraz esen sahillerine kadar vurur .Bundan yıllar sonra  kahkahalari duyduğunu iddaa eden Yunanlı Balıkçı cocuklarını kucagina oturtur ve bu olayı deniz tanrisi Poseidon 'un en mutlu anina sahitlik ettim diye anlatir. Poseidon un  mutlulugu hayatini birlestirdigi yer tanrisi Gaea dan gelir, attigi kahkahalar ise evliliklerini kutlamanin bir sembolüdür ,bu kahkahalar denizleri dolasir ve dunyanin sadece en güzel kiyilarinda disari cikarlar ve duyanlarin hayatina baris ve huzur ( peace and harmony ) getirirler , sizin isminizde  “Peases ve Harmonis” burdan dogmustur der çocuklarına balikci . Atese bakan Harmonis kücuk elini daha kucuk elli olan kardesine göturup sikica tutar, babalarının kucağinda uykuya dalarlar.

İnanılmaz ama Küçük Harmonis gelecekte isigin kimyasini cözup, petrolün silahlarin dolayisiyla teror ve savaslarin durmasina neden olan herkesin kullanabilecegi yeni bir guc kaynagini icat etmis ve bunu tüm dunyaya bedelsiz sunmustur . Harmonis kendisinin dunyaya gelis amacinin baris ve huzur getirmek olduguna balıkçı babasının anlattigi bu hikayeden dolayi inanarak buyumus ve milyar dolarlar kazanabilcegi bir bulusu derin güçlere satmak yerine topluma acmiştır.

24 metre ...Karanlikta dibe dogru çaresizce ilerleyen delikanli son nefesinde ayagina takilip onu asagi surukleyen capaya bakar ve kendi kalp atışını duyabilceği kadar sessiz derinliklerde son bir gulumsemeyle gözlerini hayata kapar....

yelkenlideki o geceden 9 ay sonra; 

dogum yapan kadın ; “aynı babasının gözleri”, adı Ela olsun.....yeni bir yaşam.