Seksenlerin sonlarına kadar Akmerkez'in olduğu arazinin yerinde koca bir çayır ve bolca neşe vardı ...şehre gelen en buyuk sirk buraya yerleşir, semtin neşesine katkıda bulunurdu...zaten sirksiz zamanlarında, biz Etiler in Televole nedir bilmeyen bebeleri, babamıza yalvarır pazarları uçurtma ucurmaya kaçardık, ama anneler tam evden çıkarken etiler in en guzel kokularının çıktığı Altuğ Eczanesinin yanındaki fırından ekmek isterdi ki o ekmeğin yarısı yolda biterdi :)...
Adını; Can Yücel'in babası eski eğitim bakanımız Sayın Hasan Ali Yücel den alan ilkokulum ( şu anki Friday ın arkasokağı) ise Etiler'deki sessizliği bozmak için mücadele eden yüzlerce cocuğun bağrışmalaııyla doluydu, en fırlamalarından biri de bendim :)...sınıf başı 60-65 öğrencisine rağmen idealist ögretmenleri sayesinde eğitim başarısı ; acaba cocuğumu yeni çıkan özel okullardan birine mi yollayım diyen ailelerimize cevap verir gibiydi...Etiler; küçük tadların,huzurun ve benzer zevklerin paylaşıldığı bir kesimin gizli mabediydi o zamanlar...mesela Eti taksi şikayet ederdi iş yok diye cunku kimse şehirden taaa Etiler'e gelmezdi misafirliğe, zaten kapandılar sonra, Doğan Taksi dayandı bir tek, şu an onların tepesine de Dunya Göz cok sıfırlı bir yatırım yapıyor, neyse...peki bu neverland nasıl oldu da o kadar yer dururken piyasaland oldu merak eden var mı? Taksicilerin Etiler'e gelenlerden en sık duyduğu iki destinasyon, Alkent ve Akmerkez bunun cevabıdır.
Alarko'nun bir gün sütçüleri otlaktan çıkarıp ananemin evinin tam yanna koca bir site inşa etmesiyle ilk adım atıldı....bolca saygın musevi , azca köyunu satmış eski ağa ve zamanının en iyi profesyonellerinin ikamet ettikleri, çizgisini yirmi yıldır kaybetmeyen Etiler Alkent Sitesi .
Ve ikinci adım da ; Bebek, Levent ve Ulus un desteklediği, Akent in gelişiyle de ciddi bir satın alma gucune kavuşan Etiler'e Avrupa'nın en ihtişamlı alışveriş merkezi Akmerkezin inşa edilmesiydi ve bu iki adımdan sonra gerisini kapitalizme globalleşmeye bıraktılar, bizde hayır demedik, kimse de para sizide bozar uymayın bunlara demedi, çok çalıştık çok kazandık çok harcadık ve bu günlere geldik...fakat Artoları, Amerikalıları ve herşeyin son modelini takip eden bir kesimi de yanımızda bulunca kafamıza dank etti...
Tabi Ben, Aşıklar tepesini (Maya residence ın yanı), muhteşem sirki , urfa gıda pazarı adlı az hijyenik marketimi , sokak arasındaki villalarını uluslararası şirketlere satıp başka diyarlara giden dostlarımı, Pinokyo bisikletimi Armutlu nun cocuklarına kaptırdığım sokağı [ sonra BMX aldım, onlada Boğaziçi Universitesinin yokuşunda kaydırma yarışması yaparken heyecandan ön freni sıkıp iki takla attım , bisikletle beraber pert olduk :( ] , amiga 500 oyunları satan bilgisayarcı ikiz kızkardeşleri, apartman apartman gezerek arkadaşlarımızı alıp Venus'e dondurma almaya gitmelerimizi unutmadım ve aklıma geldikçe gülümsüyorum : ) ... İnanmıyacaksınız ama bir zamanlar Etiler den Bebek e giderken piyasa yapmazdınız, keşke yine öyle olsa ama o kadar çok sonradan görme dolduki buralara, biraz umutsuzum...
rio